7 Temmuz 2009 Salı

Bölüm 4 - Gariplik

Tavşi'nin peşinden gitmek dışında bir şansım olmadığından, onun o top gibi kuyruğunu sallamasını izleyerek yürümeye başladım.. Neden bunlar hep benim başıma gelirdi ? "Çünkü sen kazana düştün bebek!"

"Tavşi benim surat ifademden ne demek istediğimi anlamış olucak ki, hemen cevabı yapıştırdı."

Ah! Bana ne oluyordu ? Onun gibi 2. tekil şahıs'lı cümleler kurmaya başlıyordum. Yoksa bende mi türkçeyi katledecektim ? Ah, hayır olmazdı. Lucinda ile herzaman türkçe katillerine karşı savunma örgütümüzün başında olmuştuk, bu hastalığın beni esir almasına izin vermezdim. Bu yüzden, susmaya karar verdim. Tavşi ile uzun bir yol yürüdükten sonra, sonunda ince, tahta kapılı bir yere vardık. Etrafı uçsuz bucaksız yeşillikler sarmıştı, küçücük bir kapı ile girilen, geniş bir kütük ev içine girdikten sonra, aşağıya doğru inen dört tünelden birine girdik.

Tünel gittikçe genişliyordu, gittikçe genişleyip ferah ve mükemmel görünümlü bir ev odasına girdi. Burası sanki Hollywood Filmlerinden fırlamış gibiydi, ve koltukta sarhoş gibi debelenen bir tip vardı. "Aman Tanrım!" diye anırdıktan sonra, bu kişinin Dean olduğunu anladım. Dean bana baktı, ve gevrek gevrek konuşmaya başladı.

"Heyy Nellyy.. Aahah, gel yanıma kıvrıl!" dedi. Elinden bir şişe düştü, ve bağırma işlemini istemsiz ve bir o kadar saçma şekilde gerçekleştirdim. "SALAK MISIN! Tavşi'nin verdiği şey içilir mi!"

Şişenin üstünde,

"Müsil'e Ne Hacet, TavŞil sizi öldürene kadar .. " dedim ve bir anda sesli okuduğumu anlayıp, gerisini okumamam gerektiğini düşündüm. Birazdan Dean'in tuvaletten çıkamayacağını bildiğimden, elimde olmadan güldüm.

"İyi vazifeler Dean! Ahahahah!" dedim ve Tavşi'nin ne yaptığına bakmaya başladım. Çok geçmeden Dean bağıra bağıra tuvalete koştu.

Lucinda Neredeydi ? Onu bulmam gerekliydi, onu buralarda biryerlerde unutup kaçarsam sonu iyi olmazdı. Hoş nereye gideceğimi de bilmiyordum, ama olsun.

Ve, anında içeriden bir çığlık geldi. "Ohohohohohooooooooooğ!" diye bir anırış. Bu ses Lucinda'nındı! Aman tanrım .. Bu kız en az Tavşi ve benim kadar Contası gidikti, Tuvalette durmuş Dean'in er geç geleceğini bildiğinden köşede onu bekliyordu, hemde tam içeride! Dean avaz avaz bağırdı. "Bana katıl bebek! Ahahahaha.." Lucinda kükredi. - Kabul, bir an için korkudan yerimden sıçradım. -

"DEAN İĞRENÇSİN!" dedi ve koşar adımlarla bana doğru geldi. Sonra tekrar bağırarak konuştu. "TANRIYA ŞÜKÜR! Cornelia! Neredeydin sen ?" dedi.

"Asıl sen neredeydin Lucy ? Ben Tavşi'nin tacizleri arasında burayı bulabilmek için ne kadar uğraştım haberin var mı ? Sen buraya nasıl geldin ?" Lucinda eliyle birini gösterdi.

"O getirdi." dedi, ve sağ tarafta birini gösterdi. O sırada, korku filmi müziği çalar gibi oldu. ( Hani, hep klasik filmlerde dı dı dı diye alttan verilen olur ya. - alttan verilen derken, müzik yani.- ) Orada kimse yoktu!

"A-ama- Lu- Lucinda.. Orada k-kimse yok!" - Yine kabul, ben korku filmine hazırmış gibi hemen korkmuş kız rolüne başladım.- Ama, içten içe Lucy'nin sağını solunu tam bilmediğini biliyordum. Sonuçta bir alkoliğe aşıktı, ayıkken bile sarhoş gibiydi, sanki ben çok farklıymışım gibi..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder