8 Temmuz 2009 Çarşamba

Bölüm 8 - Asker Kaçağı !

Günler hapis kaldığımız mükemmel deli hastanesinde akıp giderken, hapis kaldığım küçücük odada , küçücük yatağımda otururken bir plan yapma vaktinin geldiğini anladım. Lucinda neredeydi ? Tabii ki yan odamda. Yani bir duvar kadar bir mesafe ötede. Hemen duvara iki kere tıkladım. Lucinda uyanıktı, bunu onun da iki kere tıklamasından anlamıştım. Bunu prova etmemiştik, ama mükemmel arkadaş olabilmemizin sebebi de tam anlamıyla beynimizin uyuşmasıydı.

Ona iki kere daha tıkladım, iki kere daha tıklama sesi gelince bağırmaya başladım.
"LUCİNDAAA! KURTULMALIYIIZ!"

Daha bağırmak isterdim fakat, kapım olağanca bir hızla açılıp, benden yüksek sesli bir bağırış lafımı kesti.

"AŞKIM BİRAZ SUSARSA, TAVŞİ GECE ŞOVUNU SEYREDECEK! İsterse aşkı da Tavşiciğe eşlik edebilir, muhteşem 'Tavuk budunun yanında müthiş giden havuç suyu' da içeriz. Ahh aşkı Corneeelia ona katılsın!"

Bu müthiş uzun ve tiksindirici cümle sonunda, "Ben böyle iyiyim." diyerek arkamı döndüm. Tavşi'nin boynunu büküp dudağını düşürdüğünden emindim.

"Tavşi ağlayacak!" dedi ve böğüre böğüre kaçtı. Ama mutluydum, çünkü kapıyı açık unutmuştu. Hemen koşa koşa Lucy'nin odasına geçtim.

Ama içerideki bağırıştan korktum, lanet olası Kediş askerden kaçmıştı ve Tavşi ile kucaklaşıyordu. Kediş beni gördü, "BALDIZ BURADA OLMAK!"

"Hayır, burda olmamak! Ama senin türkçen gerçekten tiksindirici derecede berbat olmak!" diye bağırdım. Tavşi neşe içinde kendi etrafında bir kere döndü ve, "Şimdi seni Nelia'mın arkadaşı, Lucy Lucy'ciğin yanına götüreyim. Eminimki seni çok özlemiştir!" İç çektim ve, "Ya.. Ne demezsin! Kapayın çenenizi! Biz buradan gideceğiz, yettiniz artık!"

Kediş koşarak bana sarıldı. "KEDİŞ ÖZLEMEK baldızını! Ama kediş özlemek NİŞANLSINI!" Elimde olmadan, "YUH!" diye bağırdım.

Odanın içinde, kesinlikle Lucinda'ya ait olan bir çığlık yükseldi. Hemen gidip kapısını tekmeledim, tekmelerim başarılı oldu ve kapı açıldı. "Ah! Cornelia! Buradan gitmeliyiz!

Kediş zıplaya zıplaya , Heidi Çizgi filminden fırlamış bir edayla yanına gitti. "Ah! Nişanlım olmak çok şakabaz!"

"ŞAKABAZ?" dedik Lucinda ile aynı anda. Bunların ciddi bir türkçe dersine ihtiyacı vardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder