7 Temmuz 2009 Salı

Bölüm 7 - Bomba

"Olamaz! Olmamalı, tavşi onu istiyor!" diye ağlamaya başladı. Gözyaşları o kadar hayvansı olarak tabir olabilecek büyüklükteydi ki, evin içi ofak çaplı bir sel gölü oldu. Tavşi yanıma yanaştı, kollarımdan tutup havaya kaldırdı ve beni sağa sola sallarken kendi kendine sevgi gösterisi yaptı.

- Bu kısımlarda ben tamamen bağırıyordum. - "TAVŞİİİİİİİİİİİ SENİ ÖZLEMEK! Uuuu, beybi beybi peki peki geçi geçi ya ya!" diye bağırdı. Ona bir tekme yapıştırdım, aşağı indim. "Manyak!" diye bağırırken, Lucy bir köşeye sinmiş bizi seyrediyordu.

Tavşi'nin kozmetik merakı beni hep korkutmuştur. Herşey için bir ilacı vardı, buna saçma sapan ağlama ilaçları da dahildi. Birazdan başıma geleceklerden habersiz, orada öylece dururken, Lucy gözleri büyümüş halde bana bakıyordu, birazdan ne olacağını bilmediğimden, öylece deyim yerindeyse saftirik saftirik bakıyordum. Lucy ağır çekim denilebilecek bir hızla, "Coor - Nee - Lii - Aaaa" diye bağırdı.

O sırada etrafı bir koku aldı. Bir gürültü ile, patlama gibi birşey olduğundan hepimiz gümbürtü ile arkaya atladık, ve yine bir şişe önümde belirdi, ve bu şişe kesinlikle iyiye alamet değildi.


"Kızgın kumlarden Serin Sulara Atlatır"
Gaz sıkıntısına bire bir! Bombalamak mı istiyorsunuz ? Evinizi mi yıkmak istiyorsunuz ? Milli Eğitim Bakanlığına Saldırı mı düzenleyeceksiniz!
Bu ilaç size birebir!
Lucinda saçı başı birbirine girmiş biçimde beni dürttü. "BURADAN KAÇMALIYIZ!" Hemen yanıtladım. "Kesinlikle! Bu Tavşi'nin hali hal değil!"
Tavşi bizim konuşmalarımızdan habersiz, televizyonu açmış rus olabilecek bir bayanın konuşmalarını dinliyordu, ağzı sulanıyordu. "Şnel şnel şnel! İh möhte zoşnın! Leşnin uh uh wohoooo!"
Ben, 17 yaşında olduğum halde gerisini seyredebilecek bir mideye sahip değildim, ama kıpkırmızı jartiyerler içindeki bayanı Tavşi çok hayranlık duyuyormuş bir tavırla seyrediyordu. Danny ve Dean'inde onun yanında oturduğunu görene kadar, bizim için hava hoştu. Çünkü, Tavşi bizimle uğraşmadığı sürece ne yaparsa yapsın yararlı birşey yapmış kadar iyi olurdu.
Danny ve Dean'in yanına gidip onları dürttüm. Lucinda sinirle geldi, Dean'i tokatlayacak gibiydi.
"Eğleniyor musunuz hacılar?" dedim. Danny bir an boş bulundu ve "Hıı, valla süper öf ya.." dedi. Sinirden köpürdüm ve, "Kapa çeneni!" diye bağırdım. Danny arkasını döndü ve bana doğru, "E bayan da ekmek parası peşinde .." dedi. Bir an kendimi tutamadım ve,
"Onun neyin peşinde olduğunu hepimiz biliyoruz Danny!" diye böğürürcesine bağırdım. Lucinda uzaktan kumanda ile Dean'i dövüyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder